3 Ekim 2007 Çarşamba

Bir de rakı şişesinde balık olsam...

İçki yasaklanabilir.
Açık söyleyeyim, bence mahsuru yok.
Ama rakı asla...
Çünkü takunyalılar öyle zanneder ama, aslında "içki" değildir rakı.
Yurt sevgisidir , örneğin:
İki tek attın mı "n'olacak bu memleketin hali?" diye endişelenmezsin aksi olsa...
Tıp bazen çaresizdir, o ilaçtır.
Gurbete bile iyi gelir. Kontörsüz muhabbettir.
Büst gibi oturan adamın bile çenesini açar, gülümsetir.
Kahkahadır.
Hatıraları kaydeden hard disk'tir.
Botoks'tur bir nevi.
En kaknemi bile bir başka görünür gözüne.
Çirkin kadın yoktur, az rakı vardır...
İçilir, güzelleşilir.
Herkesin gençlik hatası olabilir. Bira içersin.
Sonradan para kazanıp tenise başlayınca, şarap içmeyi matah zannedersin.
Amerika'da TIR şoförlerinin içtiği viskinin dublesine Etiler'deTIR parası ödersin, ayrı...
Ama kürkçü dükkânıdır. Döner dolaşır, gelirsin...
Orhan Gencebay'dır.
Entel barlarda, sosyete kulüplerinde dinlemeye utanırsın...
Ama hepimiz biliriz ki, ezbere bilirsin...
İstediğin kadar ağız burun kıvır, altın plağı hep o alır...
Tatlıses'tir. Realite'dir.
Türk'ü de içer, Kürt'ü de, Laz'ı da..
Sor bak Ermeni'si de, Rum'u da, Yahudi'si de... AB'cidir.
Madem yasaklayacaksın rakıyı... Neden balık avlıyorsun o zaman?
Şerbetle mi yiyeceksin lüferi?
Ne anlamı var deniz börülcesinin, rokanın, radikanın, cibezin...
Inek miyiz biz?
Yoksa Şakşuka'yı şarkı mı zannediyorsun sen?
Yanlış şiir okuyorsun, hapse giriyorsun...
Oku bak ne diyor dünya güzeli Orhan Veli...
"Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip musikiler alıyorum
Bir de rakı şişesinde balık olsam..."
(Anonim)

Hiç yorum yok:

Özel Arama